Yaklaşım Logo

SGK Mevzuatına Göre Prim Borçlarının Katma Değer Vergisi İade Alacağından Mahsup Yoluyla Ödenmesi

Yazar: Fahrettin YÜKSEK*

 

E-Yaklaşım / Temmuz 2023 / Sayı: 367

I- GİRİŞ

Çok sayıda çalışanı olan firmaların en büyük masraf kalemlerinden biri SGK prim ödemeleridir. Gerçek Usul ile vergilendirilen mükelleflerin büyük bir çoğunluğu da katma değer vergisi mükellefidir. Hal böyle olunca işletmeler KDV iade alacaklarını SGK borçlarına mahsup talep etmek için oldukça istekli davranmaktadırlar. Yazımızda SGK prim borçlarının KDV iadesi alacaklarından mahsubu yoluyla ödenmesine değinilecektir.

Mahsup terimi genel itibariyle; bir işlemden doğan alacağın diğer bir işlemden doğan borca karşılık ödenmesinde kullanılması yani borçlu işlemlerle alacaklı işlemlerin karşılıklı şekilde denkleştirilip net borç veya alacağın belirlenmesi işlemi şeklinde tanımlanmaktadır. Maliye Bakanlığı’nca çıkarılan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği gereği, KDV iade alacağı mükellefin kendisinin veya ortaklık payı ile orantılı olmak üzere adi, kollektif ve adi komandit şirketlerde ortakların (komandit şirketlerde sadece komandite ortakların) vergi dairelerince takip edilen amme alacaklarına mahsuben, İthalat sırasında uygulanan vergilere mahsuben ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) prim borçlarına mahsuben iade edilebilmektedir. KDV iade alacağının, SGK’ya olan borçlara (sosyal sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası borçları ile bunların ferilerine) mahsubu mümkündür. Bu talep, mükellefin SGK’dan alıp mahsup dilekçesine ekleyeceği, mahsubu talep edilecek prim borçlarını ve varsa gecikme zammı ve cezası tutarlarını gösteren belgeye göre değerlendirilmektedir. 

II- YASAL MEVZUAT VE KONUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ 

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 88. maddesinde; “Prim borçları katma değer vergisi iade alacağından mahsubu suretiyle de ödenebilir. Bu takdirde katma değer vergisi iade hakkı sahibi kendisinin, mal veya hizmet satın aldığı veya iştirak veya ortaklık ilişkisi içinde bulunduğu işverenlerin prim borçları için de mahsup talep edebilir. Bu işverenlerin mahsup talebinde bulundukları ayda muaccel olan prim borçlarının birinci fıkrada belirtilen ödeme sürelerini izleyen on beş gün içinde mahsup suretiyle ödenmesi halinde, yasal süresi içinde ödendiği kabul edilir. Ancak prim borçlarının katma değer vergisi iade alacağından mahsup suretiyle ödenmesi talebinde bulunulduğu halde, süresinde mahsup edilemeyen veya eksik mahsup edilen prim borçları için birinci fıkrada belirtilen ödeme sürelerini izleyen günden başlanarak gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanır. Kurum, Maliye Bakanlığı’nın uygun görüşü ile bu uygulamadan faydalanacak işverenleri; iştigal konusu, işletme türü ve işletme büyüklüğü itibarıyla belirlemeye ve lehine mahsup talebinde bulunulan işverenlerin prim borcu ödeme süresini otuz günü aşmamak üzere uzatmaya yetkilidir” hükmü mevcuttur. Bu Kanun metnine istinaden konuya gerek Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nde gerek SGK İşveren Uygulama Tebliğinde gerekse de SGK’nın 2020/20 Sayılı İşveren İşlemleri Genelgesinde ayrıntılı olarak değinilmiştir.  

SGK’nın 01.09.2012 tarihli İşveren Uygulama Tebliğinde yapılan ve 21.08.2013 tarihinden itibaren uygulamaya geçilen düzenlemeyle; “Prim borçlarının katma değer vergisi iade alacağından mahsup suretiyle ödenmesinin talep edilmesi durumunda, primin en geç ödenmesi gereken yasal süre; Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalı çalıştıran işverenlerden; sigortalılara ait ücretleri her ayın 1’i ila sonu arasına ilişkin olarak ödeyen işverenler yönünden, primin ilişkin olduğu ayı takip eden ayın sonu (vade) yerine, vadeyi izleyen yirminci, sigortalılara ait ücretlerin her ayın 15’inden, ertesi ayın 14’üne kadarki döneme ilişkin olarak ödendiği işverenler yönünden ise, primin ilişkin olduğu dönemi takip eden dönemin sonu (vade) yerine, vadeyi takip eden yirminci gün olacaktır” hükmü getirilmiştir.

Diğer Yazılar
Görüntülenme Sayısı