Finansman Gider Kısıtlaması ve Uygulamada Doğabilecek Sorunlar

Yazar: Ahmet SAĞLI*

Yaklaşım / Mayıs 2022 / Sayı: 353

 

I- GİRİŞ

Özellikle yabancı kaynakla finanse edilen şirketler açısından önemli vergisel sonuçları olan finansman gider kısıtlaması ve ilgili düzenlemelerin uygulanmasında sorunlara neden olabilecek bazı konular gündemde yer buluyor. Bu makalemiz ile bu önemli konuyu detaylıca incelemek, uygulamada karşılaşılan sorunlara örneklerle dikkat çekmek istedik.

6322 sayılı Kanun’un 37. maddesi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Kabul Edilmeyen İndirimler” başlıklı 11. maddesine aşağıdaki hüküm eklenmiş olup söz konusu değişikliği getiren madde 1 Ocak 2013 tarihinde yürürlüğe girmişti:

i) Kredi kuruluşları, finansal kuruluşlar, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri dışında, kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının % 10’unu aşmamak üzere Cumhurbaşkanınca kararlaştırılan kısmı. Belirlenecek oranı sektörler itibarıyla farklılaştırmaya Cumhurbaşkanı, bendin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

Cumhurbaşkanına tanınan finansman giderlerinin % 10’unun kısıtlamasına yönelik yetki, 04.02.2021 tarih ve 31385 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 3490 sayılı Cumhurbaşkanı Kararınca kullanıldı. Böylece Cumhurbaşkanınca Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 11/1-i hükmünde yer alan gider ve maliyet unsurlarının % 10’u kanunen kabul edilmeyen gider olarak kabul edildi. Söz konusu Karar 01.01.2021 tarihinden itibaren vergilendirme dönemi kazançlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girdi.

Son olarak 25.05.2021 tarih ve 31491 sayılı Resmî Gazete’de Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından düzenlenen 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair 18 Seri No.lu Tebliğ yayımlanmış olup, bu yazımızda getirilen düzenlemelerin yaratabileceği vergisel ve hukuki sorunlardan bahsedeceğiz.

Finansman gider kısıtlamasına yönelik düzenlemeler uyarınca tereddüte ve uygulamada sorunlara neden olabilecek konu başlıklarını aşağıdaki şekilde özetlemek mümkün:

II- KANUN’UN YÜRÜRLÜK TARİHİNDEN SONRA FAKAT CUMHURBAŞKANI KARARININ YAYIMLANMASINDAN ÖNCE TEMİN EDİLEN KREDİLERDEN DOĞAN FİNANSMAN GİDERLERİNİN DURUMU

Finansman gider kısıtlamasına yönelik kanuni düzenleme 01.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmiş olmasına rağmen 8 yılı aşkın süre boyunca Bakanlar Kurulu ve Cumhurbaşkanı tarafından herhangi bir şekilde söz konusu hüküm kapsamında bir tasarrufta bulunulmadı.

3490 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında ise söz konusu kararın 01.01.2021 tarihinde başlayan vergilendirme dönemi kazançlarına uygulanmak üzere yayım tarihi olan 04.02.2021 tarihinde yürürlüğe girdiği belirtildi. Ne var ki Cumhurbaşkanı Kararında, Kararın yayım tarihinden önce temin edilen kredi ve finansman hizmetlerinden doğan giderlerin kısıtlamaya tabi olup olmayacağına yönelik bir düzenleme bulunmuyor.

Yukarıda da bahsedilen 18 Seri No.lu Tebliğ’in 11.13.3 numaralı bölümünde ise “Bu nedenle, dönem sonu itibarıyla kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, 01.01.2013 tarihinden itibaren sağlanan yabancı kaynaklara ilişkin olarak mahiyet ve tutar itibarıyla 01.01.2021 tarihinden itibaren kesinleşen gider ve maliyet unsurları gider kısıtlamasına tabi tutulacaktır.” açıklamalarına yer verildi. Yer verilen açıklamanın mefhum-u muhalifinden ise 01.01.2013 tarihinden önce sağlanan yabancı kaynaklardan doğan gider ve maliyet unsurların…

Diğer Yazılar
Görüntülenme Sayısı