Yaklaşım Logo

Kaynak Suları Harcının Tahsilinde Belediyelerin Yetki Alanı

Yazar: Ertan AYDOĞAN*

E-Yaklaşım / Mayıs  2023 / Sayı: 365

I- GİRİŞ

Belediyelerin öz gelirleri dışında merkezi bütçeden yapılan transferler de diğer gelirlerini oluşturmaktadır. Mahalli idareler açısından elde edilecek olan gelir büyük önem taşımaktadır. Bu neden ile belediye gelirleri sürekli tartışma konusu olmuş ve olmaya da devam etmektedir. Vergiler, harçlar ve katılma paylarından oluşan belediye gelirlerinden harcamalara katılma payları; hizmetler dolayısıyla yapılan giderlerin tamamı üzerinden ve Belediye Gelirleri Kanunu’nun üçüncü kısmında öngörülen yöntem ve esaslara göre tahakkuk ettirildiğinden belli tarifeye göre alınan belediye gelirleri, vergi ve harçlardan oluşmaktadır. Harç ise kamusal güce dayalı olarak kamusal harcamaların finansmanı için, fertlerin özel menfaatlerine ilişkin olarak, kamu kurumları ve hizmetlerinden yararlanmaları karşılığında yaptıkları ödemelerdir.

Belediye gelirleri kanununda yer alan kaynak suları harcının belediyelerce tahsil edilmesine ilişkin açıklayıcı bilgiler, bu makalemiz özelinde incelenecektir.

II- KAYNAK SULARI HARCININ ÖZELLİKLERİ

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nda yer alan harçlar; işgal harcı, tatil günlerinde çalışma ruhsatı harcı, kaynak suları harcı, tellallık harcı, hayvan kesimi muayene ve denetleme harcı, ölçü ve tartı aletleri muayene harcı, bina inşaat harcı, yapı kullanma izni harcı, kayıt ve suret harcı, imar ile ilgili harçlar, işyeri açma izni harcı, muayene, ruhsat ve rapor harcı ve sağlık belgesi harcı olmak üzere on üç ayrı harç türünden oluşmaktadır.

Anılan Kanun’un 63. maddesine göre, özel kaplara doldurup satılacak olan kaynak sularının (işlenmiş sular dâhil) belediyelerce denetlenerek hangi kaynaklara ait olduklarını gösterecek şekilde bu kaplara özel işaret konulması, Kaynak Suları Harcına tabidir.

18 Ekim 1952 tarih ve 8236 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan, Gıda Maddelerinin ve Umumi Sağlığı İlgilendiren Eşya ve Levazımın Hususi Vasıflarını Gösteren Tüzüğün “Sular ve Buzlar” ismini taşıyan on yedinci bölümünün Sular başlıklı kısmında bulunan 416. maddeye göre; İçilen sularla, gıda maddelerinin hazırlanmasında ve yapılmasında, kişisel veya genel temizlik işlerinde kullanılan sular; kaynak (memba) suları, içme ve kullanma suları isimleri altında ikiye ayrılır:

a) Kaynak suları; jeolojik şartlara uygun toprak derinliklerinde toplanan, bir çıkış noktasından sürekli olarak kendiliğinden akan ve 417. maddedeki nitelikleri taşıyan sulardır.

b) İçme ve kullanma suları; toplumun içme ve kullanma (yemek yapma, temizlik ve benzeri) ihtiyaçları için kullandığı hijyenik sulardır.

418. maddede; “a) Kaynak suları işletmek isteyenler, yönetmelikte belirtilen esaslara uygun olarak önce Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığından tesis izni, sonra da sularını satabilmek için işletme ruhsatı almak zorundadırlar.

b) Kaynak sularının gerek beslenme bölgeleri, gerekse kaptaj yapıldıkları yerler, suyu her türlü kirlenmelerden koruyacak ve içine insan ve hayvan girmesini ve diğer suların karışmasını önleyecek şekilde ve Umumî Hıfzıssıhha Kanunu’nun 237. maddesinde tarif edildiği üzere, himaye bölgesi ile sınırlandırılmış olacaktır.

Diğer Yazılar
Görüntülenme Sayısı