Anonim Şirketlerde Ultra Vires Kuralının Yeri ve Önemi

Yazar: Salih ÇALAL*

Yaklaşım / Ocak 2022 / Sayı: 349

I- GİRİŞ

Şirketler hukuku açısından ultra vires kuralı, şirketin ehliyetinin şirkete ait esas sözleşmede belirtilen işletme konusu ile sınırlı olması durumudur. Şirketin esas sözleşmede yazılı işletme konusu dışındaki işlemleri ultra vires olarak kabul edilmektedir. Mülga Ticaret Kanunu’nda “ultra vires ilkesi” benimsenmiş ve şirketlerin esas sözleşmelerinde belirtilen konuların, şirketlerin ehliyetinin kapsamını belirlediği kabul edilmişti. Dahası, işletme konusu dışında kalan işlemler, şirketin hak ehliyeti dışında ve bu nedenle de yok hükmünde sayılmaktaydı. Ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte ultra vires ilkesi kaldırıldı. Bu durumun kimilerince, şirketin sınırsız olarak işlem yapacağı anlamında kullanılmasıyla birlikte uygulamada yaşanabilecek durumlara özelinde tartışmalar artmaya başladı.

Bu çalışmada, ultra vires kavramın ne anlama geldiği,  yönetim kurulunun sorumluluğunda nasıl uygulanması gerekeceği ve eski ile yeni kanun arasında bir fark olup olmadığı hususları hakkında açıklamalar yapılacaktır.

II- ULTRA VİRES KURALI

Ultra vires, Latince kökenli bir kelime olup, “yetkilerin aşılması” olarak ifade edilebilir. Ultra kelimesi, “ötesi” veya “dışına” anlamına gelmekte iken, vires kelimesi “güç” veya “kuvvet” anlamına gelmektedir(1). Kelime anlamı güç aşımı, yetki ötesi olan ultra vires, hem şirketler hukukunda hem de idare hukukunda bir doktrin olarak çeşitli şekillerde tanımlanmaktadır. Ultra vires doktrini İngiliz hukuku kaynaklı olup, şirketler hukuku bakımından şirketlerin hukuki ehliyetinin ana sözleşmelerinde yazılı olan konularıyla sınırlandırılması temeline dayanmaktadır. Bu doktrine göre, konu kapsamında olan işlemler ehliyet içi; konu kapsamında olmayanlar ise ehliyet dışı kabul edilmektedir. Ehliyet dışı işlemler şirketi bağlamamakta ve yok hükmünde kabul edilmektedirler. Ultra vires işlemler icazetle dahi geçerlik kazanamamaktadırlar(2).

Özel hukukta, özellikle ortaklıklar hukukunda, ultra vires kavramının iki farklı açıdan ele alındığı görülmektedir. Ultra vires kavramınım birincil anlamı ortaklıkların ehliyetine (ultra vires of corporations) ilişkin olup, ikincil anlamı ise temsilcilerin temsil yetkisine (ultra vires of directors) ilişkindir. Ortaklıkların sadece işletme konularını gerçekleştirmek için ehliyete sahip olmaları “ultra vires of corporations” terimi ile ifade edilirken, yapılan işlemin ortaklıkların işletme konusuna dâhil olması fakat temsilcilerin somut yetkileri dışında olması “ultra vires of directors” terimi ile ifade edilir. Öte yandan belirtmek gerekir ki; AngloSakson hukuk sisteminde, kimi zaman, pay sahiplerinden çoğunluğun yaptığı işlemler, pay sahiplerinden azınlığın haklarını ihlal etmesi halinde de, bu tür işlemler ultra vires kavramı ile açıklanmıştır(3).

Ultra vires doktrininin temelinde yatan düşünce, şirkete sermaye getiren pay sahiplerini korumaktır. Şirketin ana sözleşmesinde belirlenen konusu çerçevesinde faaliyet göstermesi ve tecrübesiz olduğu alanlarda çalışarak sermayesini riske atmasının engellenmesi ultra vires doktrini ile sağlanmaktadır; bu şekilde ise şirkete sermaye koyan pay sahipleri korunmaktadır. Ultra vires doktrini aynı zamanda, konu dışında kalan işlemlerin yapılmasını yasaklayarak, şirketin sermayesinin korunmasına da hizmet etmektedir(4).

Ultra vires teorisi şirketin belirli bir konu için kral tarafından verilen imtiyaz ile kurulduğu zamanlara dayanır. Şirketin söz konusu imtiyazın dışına çıkmasını önlemek bakımından fonksiyon icra eden söz konusu teori, daha sonraları da mahkemeler tarafından, yöneticilerin hisse senedi sahiplerinin menfaatlerini tehlikeye atacak faaliyetlere girişmelerini önlemek bakımından uygulanagelmiştir. Alman hukuk sistemi bu teoriye yabancıdır. Ultra vires teorisinden ABD hukukunda vazgeçilmiş ve nihayet İngiltere’de 9 Mart 1968 tarih ve 68/151/AET sayılı Şirketler Hukukuna İlişkin Birinci Konsey Yönergesi’ne uyarak söz konusu teoriyi kaldırmıştır(5).

Diğer Yazılar
Görüntülenme Sayısı