Yaklaşım Logo

Geç Ödenen Kamulaştırma Bedeli İçin Sadece Kanuni Faiz Mi Ödenir?

Yazar: Hasan Basri CAN*

E-Yaklaşım / Kasım 2023 / Sayı: 371

I- GİRİŞ

Anayasa başta olmak üzere, kanunlar ve diğer mevzuat kapsamında, mülkiyet hakkı konusunda özel mülkiyet esası benimsenmiştir. Bu temel ilke etrafında, vatandaşların mülkiyet hakkının dokunulmazlığı ve mutlaklığı kabul gören diğer ilkelerdir. Ancak, gayrimenkul niteliğindeki mülkiyet hakkına devletin müdahalesi tümüyle imkânsız değildir. Bazı hallerde, devlet, vatandaşların mülkiyet hakkına müdahale edebilmektedir. Bu müdahalenin birçok türü olmakla beraber; en sık karşılaşılan müdahalelerin başında kamulaştırma işlemleri gelmektedir. Kamu yararı gözetilerek şahsa ait taşınmazların belli bir proje amacına göre kamunun ortak kullanımı ihtiyacına hizmet verme amacıyla ilgili kanun hükümlerinin uygulanması işlemine kamulaştırma denir.

Taşınmazı kamulaştırılan kişilerin dava süresince geçen süre nedeniyle hak kaybına uğramaması ve taşınmazın bedelinin ilgilisine kısa sürede ödenmesini sağlamak için kamulaştırma davalarının diğer davalara oranla daha hızlı bir şekilde karara bağlanması amacıyla söz konusu Kanun’un 10 uncu maddesinde özel hükümlere yer verilmiştir. Söz konusu özel hükümlerden biri, “Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması hâlinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir” ibaresidir.

II- KAMULAŞTIRMA İŞLEMLERİ

Kamulaştırma mülkiye hakkına ilişkindir. Mülkiyet hakkı, mutlak haklar arasında yer almaktadır. Mülkiyet hakkının malike verdiği yetkiler herkese karşı ileri sürülür ve korunur. Malik dışındaki kişiler yani devlet, idare, kamu kurum kuruluşları, gerçek ve tüzel kişiler, malike mülkiyet hakkı nedeniyle tanınan yetkilere saygı duymak, mülkiyet hakkına hukuka aykırı olarak el koymak veya el atmaktan, bunların kullanılmasını engellemekten kaçınmak zorundadırlar. Anayasa’nın 46. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 1. maddesine bakıldığında, sadece gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişilerine ait taşınmaz malların kamulaştırılabileceği anlaşılmaktadır([1]).

Anayasa’nın 46. maddesindeki “kamu yararı” kavramı, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun 3 üncü maddesiyle somutlaştırılmış; idareye, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmazları kamulaştırma yetkisi tanınmıştır([2]).

Kamulaştırmalarda, gayrimenkulün Anayasa ile ilgili Kanunda öngörülen esaslara g&ou…

Diğer Yazılar
Görüntülenme Sayısı