T.C.
HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI
Gelir İdaresi Başkanlığı
Sayı : Z-69358343-010.06.01.[38-15]-72402 / 72401
Konu : 7326 sayılı Kanun İç Genelge
BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA İLİŞKİN
7326 SAYILI KANUN İÇ GENELGESİ
(Seri No: 2021/1)
……………….. VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞINA
……………….. VALİLİĞİNE
(Defterdarlık: Gelir Müdürlüğü)
7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun uygulamasına ilişkin olarak aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek görülmüştür.
A- BAŞVURULARA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR
Bilindiği gibi, 7326 sayılı Kanundan yararlanmak isteyen mükelleflerin bağlı oldukları her bir vergi dairesine yazılı olarak doğrudan veya posta yoluyla başvuruda bulunmaları gerekmektedir.
Ayrıca, 7326 sayılı Kanunun 2 nci maddesi hükmünden yararlanmak isteyen borçluların, başvurularını Gelir İdaresi Başkanlığının internet adresi (www.gib.gov.tr) ya da e-Devlet (www.turkiye.gov.tr) üzerinden yapabilecekleri gibi diğer vergi daireleri aracılığıyla da yapabilecekleri 1 Seri No.lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7326 sayılı Kanun Genel Tebliğinde açıklanmıştır.
Diğer taraftan, Kanun hükümlerinden yararlanmak için yapılacak başvurularda aşağıda belirtilen hususlara da dikkat edilmesi gerekmektedir.
1) Tutuklu veya hükümlü olan mükelleflerin Kanundan yararlanmaya ilişkin dilekçelerinin ceza infaz kurumu kayıtlarına alındığı tarihin başvuru tarihi olarak esas alınması, bu tarihin belli olmaması durumunda ceza infaz kurumunun ilgili dilekçeyi vergi dairesine göndermesine ilişkin yazının tarihinin esas alınması gerekmektedir.
2) Yurt dışında bulunan mükelleflerin faks yoluyla Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunmaları halinde, söz konusu başvuruları kabul edilecek ve mükellefler tarafından istenilmesi halinde ödeme tabloları faks yoluyla gönderilebilecektir. Ancak, bu mükelleflerin Kanun hükümlerinden yararlandıkları borçları ile ilgili davalarının bulunması durumunda bu davalarından vazgeçtiklerine dair dilekçeyi yazılı olarak göndermeleri icap etmektedir.
3) 7326 sayılı Kanunun 2 nci maddesi hükmünden yararlanmak isteyen borçluların, bağlı oldukları vergi dairesi dışındaki vergi dairelerine başvuruda bulunmaları durumunda bu başvuruları alan ilgili vergi dairelerinin alınan başvuru dilekçelerini, evrak kaydını yaptıktan sonra, borçlunun dilekçelerinde belirttiği vergi dairelerine posta yoluyla ya da faksla derhal göndermeleri gerekmektedir. Ancak, başvuru dilekçelerinin verildiği ilgili vergi dairesi ile bağlı olunan vergi dairesinin Kamusal Elektronik Belge Yönetim Sistemi (KEYS) üzerinden evrak alabilen/gönderebilen vergi dairelerinden olmaları durumunda, bu dilekçeler 11/6/2021 tarih ve “7326 S.K.- Başvuru İşlemleri, Tanımlanan Evrak Türleri ve Dilekçe Örnekleri” konulu duyuru ve kılavuzda belirtildiği şekilde başka vergi dairesi adına kaydedilerek gönderilecektir. Bu durumda, alınan başvuru dilekçelerinin dilekçede belirtilen vergi dairelerine ayrıca posta yoluyla ya da faksla gönderilmesine gerek bulunmamaktadır. Borçlunun bağlı olduğu vergi dairesince, ön evraka düşen başvuru dilekçesi üzerine ödeme planı hazırlanacaktır.
4) 7326 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan borçlular, ödeme planlarını bağlı bulundukları vergi dairelerinden alabilecekleri gibi müracaat edecekleri herhangi bir vergi dairesinden imza karşılığında elden, gerekli şartların bulunması koşuluyla Başkanlığımız internet adresi üzerinden de alabileceklerdir.
5) 7326 sayılı Kanunun 2 ve 3 üncü maddeleri hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükelleflerin başvuru süresi içinde bu taleplerinden vazgeçmeleri ya da ödeme seçeneklerini değiştirmeleri mümkündür. Başkanlığımız internet adresi veya e-Devlet üzerinden veya bağlı oldukları vergi dairesi dışındaki vergi daireleri aracılığıyla yapılan başvurulardan vazgeçme veya ödeme seçeneği değiştirme talepleri, borçlunun bağlı olduğu vergi dairesine yazılı şekilde doğrudan ya da posta yoluyla yapılacaktır.
Kanundan yararlanma şartlarından biri de dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması olduğundan, Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuran borçluların, ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış tarhiyatlar ile takip ve tahsil işlemlerine karşı açtıkları davalardan vazgeçmeleri gerekmektedir.
Ancak, başvuru sırasında ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış tarhiyatlar ile takip ve tahsil işlemleri nedeniyle açılmış olan davalardan vazgeçileceği yönünde beyanda bulunulduğu ve bu dilekçelerin vergi dairelerince derhal davanın bulunduğu yargı merciine gönderilerek idarece de başvuruda bulunan borçlular ile ilgili ihtilafların sürdürülmediği dikkate alındığında, Kanundan yararlanmak üzere başvuran borçlular ile ilgili olarak belirtilen işlemler gerçekleştirildikten sonra ya da idarece ihtilafın sürdürülmeyerek süresinde kanun yollarına başvurulmaması hallerinde mükelleflerin başvurularından vazgeçmeleri mümkün değildir.
Kanunun, pişmanlıkla veya kendiliğinden verilecek beyannameler ile matrah ve vergi artırımına ve stok beyanlarına ilişkin hükümlerinden yararlanmak üzere beyan ve bildirimde bulunanlar da başvuru süresinin sonuna kadar bu beyan ve bildirimlerini düzeltebilir ve ödeme seçeneklerini değiştirebilirler. Ancak, Kanunun 5 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında, inceleme raporları ile takdir komisyonu kararları sonucu bulunan farkın, matrah veya vergi artırımı yapılan tutar ile birlikte değerlendirilmiş olması halinde, bu matrah ve vergi artırımına ilişkin beyanları azaltacak şekilde düzeltme yapılamaz.
7326 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasının (b) bendi uyarınca, 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında yapılandırılan ve 7326 sayılı Kanunun yayımlandığı 9/6/2021 tarihi itibarıyla ödemesi devam eden taksitlendirmelerden kalan taksit tutarlarına konu borçların 7326 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırılması mümkün olup, borçluların 7326 sayılı Kanundan yararlanmaktan 31/8/2021 tarihine kadar vazgeçmeleri de mümkündür.
Ancak, 7326 sayılı Kanundan yararlanılma talebinden vazgeçilmesi durumunda, 7256 sayılı Kanun kapsamında kalan taksitlerin ödenebilmesi, vazgeçme tarihi itibarıyla 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmanın ihlal edilmemiş olması şartına bağlı olacaktır.
6) Kanun hükümlerinden yararlanmaya yönelik başvurularını elektronik ortamda veya yurt dışından faksla yapan mükelleflerin, yararlanmak istedikleri borçlarıyla ilgili olarak dava açıp açmadıkları vergi dairelerince ivedilikle araştırılacak ve bu borçlara ilişkin devam eden ihtilafın bulunması durumunda, söz konusu davalardan vazgeçtiklerine dair yazılı dilekçeyi onbeş gün içinde vergi dairesine intikal ettirmeleri, aksi halde Kanun hükümlerinden yararlanamayacakları hususu bir yazı ile mükelleflere tebliğ edilecektir. Bu sürede davalardan vazgeçildiğine dair dilekçeleri vergi dairelerine intikal ettirmeyen mükellefler Kanun hükümlerinden yararlanma haklarını kaybedeceklerinden başvuruları geçersiz sayılacak ve hazırlanan ödeme planları iptal edilecektir.
7) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 124 üncü maddesi uyarınca mükelleflerin şikâyet yoluyla Bakanlığımıza/Başkanlığımıza yapmış oldukları müracaatlara konu alacaklar, 7326 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırılacaktır. Ancak, mükelleflerin madde hükmünden yararlanabilmeleri için açılmış davalardan vazgeçmeleri gerektiği tabiidir.
Öte yandan, 7326 sayılı Kanunun ilgili maddelerinden yararlanmak için müracaatta bulunan mükellefler tarafından bu borçları ile ilgili şikâyet yoluyla müracaat dâhil olmak üzere Bakanlığımız/Başkanlığımız aleyhine açılan davaların bulunması halinde, Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için bu davalardan da vazgeçilmesi gerekmekte olup, idari yargı mercilerinde Bakanlığımızın/Başkanlığımızın taraf olduğu ancak takip ve savunma yetkisi Vergi Dairesi Başkanlıklarına bırakılan davalara dair ihtilaftan vazgeçme dilekçelerinin de yetkili birimce ilgili yargı merciine intikal ettirilmesi ve dilekçenin bir örneğinin davaya konu dosya numarası da belirtilmek suretiyle Başkanlığımıza gönderilmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte, 7326 sayılı Kanunun ilgili maddelerinden yararlanmak için müracaatta bulunan mükelleflerin yararlandıkları kamu alacağı ile ilişkili olarak Bakanlığımızın/Başkanlığımızın davalı konumunda olduğu ancak, takip ve savunma yetkisi devredilmeyen davalara ilişkin vazgeçme dilekçelerinin asıllarının davaya konu dosya numarası da belirtilmek suretiyle ivedi olarak Başkanlığımıza gönderilmesi gerekmektedir.
8) 7326 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin onüçüncü fıkrasında, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunulan borçlara ilişkin dava açılamayacağı ve hiçbir mercie başvurulamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Dolayısıyla, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunulan alacağın varlığına ve takibine ilişkin herhangi bir yargı merciine, 213 sayılı Kanunun 122 ve 124 üncü maddeleri kapsamında yapılabilecek itirazlar dâhil olmak üzere herhangi bir idareye, dilekçe ve başvuru hakkı kapsamında Kamu Denetçiliği Kurumu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonu dâhil herhangi bir mercie başvurulması, başvurulsa dahi bu başvurular üzerine herhangi bir işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır.
B- BAŞVURUDA BULUNAN MÜKELLEFLERE İLİŞKİN HACİZ İŞLEMLERİ
7326 sayılı Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükelleflerin, yapılandırmaya konu borçları muaccel olmaktan çıkmakta ve bu borçların peşin veya taksitler halinde ödenmesine imkân sağlanmaktadır.
Bu itibarla, Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükellefler hakkında Kanun hükümlerini ihlal etmedikleri müddetçe bu borçlara yönelik 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 62 nci maddesi hükmü gereğince mal varlığı araştırması yapılmayacak, daha önce başlanılmış olup sonuçlanmamış bulunan mal varlığı araştırmalarına da son verilecektir.
Öte yandan, söz konusu kişilerin bu borçları nedeniyle cebren tahsil işlemleri yapılmayacak, 7326 sayılı Kanunun yayımlandığı 9/6/2021 tarihinden önce uygulanmış hacizler ve bu hacizlere dayanılarak başlatılan satış işlemleri durdurulacaktır. Ayrıca, yapılan takipler neticesinde motorlu taşıtlar hakkında trafik sicillerine konulan hacizler baki kalmak kaydıyla yakalama şerhleri kaldırılacak ve talep edilmesi durumunda araçlar sahiplerine iade edilecektir.
Diğer taraftan, Kanunun 9 uncu maddesinin onikinci fıkrası hükmüne göre, bu Kanun kapsamında yapılandırmaya konu alacaklar nedeniyle tatbik edilen hacizlere konu mallar, borçlunun talebi hâlinde 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre satılabilecektir.
Daha önce tatbik edilen hacizlerin, Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunulması üzerine doğrudan kaldırılması mümkün olmamakla birlikte mükelleflerin hacizlerin kaldırılmasına yönelik talepleri, borcu karşılayacak tutarda teminat gösterilmesi halinde yerine getirilebilecektir. Aynı uygulamanın istihkak ve alacak hacizleri için de yapılacağı tabiidir.
7326 sayılı Kanun kapsamında borçları yapılandırılan mükelleflerin Kanun hükümlerini ihlal etmeleri hâlinde, durdurulan cebren takip işlemlerine kaldığı yerden devam edilecektir.
7326 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin sekizinci fıkrası gereğince, yapılandırılan alacağın hukuki niteliği değişmediğinden, yapılandırmanın ihlal edilmesi hâlinde bu alacakların takibi yapılandırma öncesi tür ve vade dikkate alınarak ve daha önce yapılan takip işlemleri geçerliliğini korumak suretiyle sürdürülecektir. Ayrıca, alacağın ödenmesinden sorumlu olan diğer kişiler (213 ve 6183 sayılı Kanunlar ile diğer kanunlarda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme borçlusu sayılan kişiler) hakkında yapılan takip işlemlerine de Kanunun 9 uncu maddesinin sekizinci fıkrasına göre kaldığı yerden devam edilmesi gerektiği tabiidir.
C- EMANETTEKİ PARALAR İLE CEBREN TAHSİL EDİLEN PARALARIN MAHSUBU
Mükelleflerin Kanun hükmünden yararlanmak üzere süresinde başvuruda bulunmaları hâlinde, emanetteki paralar ile cebren tahsil edilen paralar aşağıda yer verilen açıklamalar kapsamında borçlara mahsup edilecektir.
i) Kanunun yayımlandığı 9/6/2021 tarihinden (bu tarih hariç) önce emanet hesaplarında bulunan tutarlar ile haczedilerek vergi dairesi hesaplarına aktarılan tutarlar yapılandırma öncesi borçlara mahsup edilecek, kalan bir borcun bulunması halinde, bakiye borç için Kanun hükümlerinden yararlanılabilecektir.
