6 Eylül 2020 Pazar

KDV’de Oran İndiriminin Ekonomik Mali ve Sosyal Etkileri

Yazar: Nuri DEĞER*

Yaklaşım / Eylül 2020 / Sayı: 333

I- KDV’NİN KONUSU

KDV’de oran indiriminin etkilerini ortaya koyabilmek bakımından, öncelikle KDV’nin temel özellikleri ve işleyişi üzerinde kısaca durmakta fayda vardır.

KDV, sadece belirli mallar veya sektörler üzerine konulan bir vergi olmayıp, bir milli ekonomide iktisadi işletme çerçevesinde gerçekleştirilen ticari, sınai ve zirai gibi tüm faaliyetleri vergilendirmeyi amaçlayan bir tüketim vergisidir. Konusu en geniş bir vergidir.

KDV, üretim ve tüketim zincirinin her aşamasında, malların ve hizmetlerin satışından alınan ve vergi indirimine imkân tanımak suretiyle de sadece her aşamada katılan katma değeri temel alan, çok aşamalı, genel yayılı bir satış vergisidir. Katma değer, bir malın satış değeri ile bunun gerçekleştirilmesi için gerekli olan girdilerin alış maliyeti arasındaki farktan oluşmakta, ödenecek KDV de, satış tutarı üzerinden hesaplanacak KDV’den alışlar üzerinden ödenen KDV’nin mahsup edilmesi suretiyle bulunmaktadır. KDV sisteminde, mal ve hizmetin üretim aşamasından, nihaî tüketiciye kadar olan bütün aşamalarında vergi alınmakta ve her bir aşamada alınan vergiden bir önceki aşamada alınan vergi indirilmek suretiyle kalan vergi, Hazine’ye intikal ettirilmektedir.

II- KDV’NİN ÖZELLİKLERİ

Konumuzu ilgilendiren yönüyle KDV’nin özelliklerini şöylece özetleyebiliriz.

A- KDV YAYILI BİR TÜKETİM VERGİSİDİR

KDV esas itibariyle yayılı bir tüketim vergisidir. Ekonominin sadece imalat, toptan, perakende gibi bir aşamasında ve belirli mallardan alınan bir vergi olmayıp, iktisadi işletme çerçevesinde hiçbir ayırım gözetilmeksizin bütün mal ve hizmetleri kavrayan bir vergidir. Dolayısıyla belirli sektörlere ağır bir yük getirmemektedir.

B- KDV’Yİ NİHAİ TÜKETİCİ ÖDER

KDV yansıtılabilir bir vergidir. Her ne kadar sanayici, toptancı, perakendeci gibi mükellefler vergi ödüyorlar gibi görünüyorlarsa da aslında vergi yükü, bütünüyle nihai tüketici tarafından üstlenilmektedir.

C- BİRDEN FAZLA ORAN UYGULANMASI BİR ZORUNLULUKTUR

KDV sosyal bir rol da oynamak zorundadır. Zira dolaylı bir vergidir. Mal ve hizmetleri izler, bu bağlamda kişilerin sosyal durumları ile ilgilenmez. Ayırımcılık yapamaz. Buna rağmen genellikle dar ve orta gelirli ailelere hitap eden mal ve hizmetlerin vergi oranlarını düşük tutmak suretiyle vergilendirmede sosyal adaleti sağlamaya çalışır. Kamuoyunda sıkça ifade edildiği üzere, tuz ile havyarı, ekmek ile kürkü ayni oranda vergilendirmemek gerekir.

D- KDV BİR MALİYET UNSURU DEĞİLDİR

Hiç bir satıcı tarafından satın aldığı mallar nedeniyle ödediği KDV’yi açıkça üstlenilmemektedir. Zira ödediği vergiyi, tahsil ettiği ödemesi gereken vergi miktarından indirmektedir. Esasen KDV Kanunları da indirilebilir ve hesaplanan KDV’nin gider olarak yazılmasına imkan vermemektedir.

E- KDV’DE MÜKELLEFİN ROLÜ ÖNEMLİDİR

KDV uygulamasında en aktif rol mükellef tarafından oynanmaktadır.

Çünkü vergiyi alıcıdan tahsil eden kişidir. Diğer taraftan, vergi indirim hakkı sadece mükellefe ait olup hesaplanan vergiyle indirilebilir vergi arasındaki farkı, onun tarafından Devlete ödenmektedir.

Burada bir hususu belirtmekte fayda vardır. KDV Kanunu’na göre vergi mükellefi malı teslim edenler veya hizmeti ifa edenler olarak hüküm altına alınmıştır. Yasal düzenleme için bu kural zorunludur. Ancak verginin gerçek mükellefi yukarda da belirttiğimiz gibi tüketicilerdir. Zira Yasa gereği mükellef olanlar yaptıkları işlemler için hesaplanan vergiyi fiyat mekanizması yoluyla alıcıya yansıtmaktadırlar. Dolayısıyla bunlara verginin tahsildarı demek daha doğru olur.

Uygulamada mükelleflerin görevi, vergiyi nihai tüketiciden devlet adına tahsil etmek ve devlete aktarılmasını sağlamaktır. Yani satıcı firmalar, KDV uygulamasında aracı konumundadırlar. Dolayısıyla, vergi yükünü daha az hisseden satıcıların bu vergiden kaçınma eğilimi azalmaktadır

F- KDV VERGİ İNDİRİMİ ESASINA DAYANIR

KDV sisteminin temel taşı, vergiden vergi indirimi (déduction) mekanizmasıdır. KDV, esas itibariyle vergi indirimi esası üzerine inşa edilen bir vergidir. Vergi indirimi mekanizması sistemin bel kemiğidir, temel taşlarından biridir.

G- SERBEST PİYASA EKONOMİSİNİN VERGİSİDİR

KDV serbest piyasa ekonomisinin uygulandığı ortamlarda fonksiyon icra eder. Maliyeti düşürücü işlemler, rekabetin avantajlarını daha çok artırdığından KDV tarafından da desteklenmekte ve bundan hem müteşebbis hem de tüketici yararlanmaktadır. Rekabetin geçerli olmadığı ekonomilerde KDV daha çok fiskal rol oynar.

H- KDV’NİN KONUSUNU REEL AKIMLAR TEŞKİL EDER

KDV’nin konusunu nakdi akımlar değil, mal ve hizmetlerden oluşan reel akımlar teşkil etmektedir. Bu bağlamda münhasıran finansman işlemleri ile uğraşan kuruluşlar KDV mükellefiyeti dışında kalmaktadır. Aynı şekilde ödemeyi sağlayan para, çek ve senet gibi araçlar KDV’ye tabi bulunmamaktadır.

III- KDV’DE ORAN BELİRLENMESİNİN ÖNEMİ

KDV, ekonomide bir iktisadi işletme çerçevesinde değişime konu olan tüm mal ve hizmetleri kavramakta, her gelir düzeyindeki kişilere hitap etmektedir. İnsanların günlük yaşamıyla yakından ilgilidir. Kapsamının genişliği ile ekonomik ve sosyal etkileri dolayısıyla oranlar konusu çok önem kazanmaktadır.

Diğer taraftan, KDV’de oranlar kamu otoritelerini de yakından ilgilendirmektedir. İzlenen ekonomik, mali ve sosyal politikalarının belirlenmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu nedenle muhtelif sektörler veya sivil toplum kuruluşları tarafından KDV oranları sık sık gündeme getirilmekte ve kamuoyu işgal edilmektedir.

KDV’nin ekonomik, mali ve sosyal fonksiyonlarını tam olarak yerine getirebilmesi için, bünyesinde birden fazla oranın bulunması zorunludur.

Bu gerçeğe rağmen, KDV’nin ilk defa uygulanmaya başlanması ile birlikte, çok sayıda oranının ortaya çıkaracağı olumsuzluklara yer vermemek için, 1984 yılında Bakanlar Kurulu’nca TBMM’ye sevk edilen KDV Kanunu Tasarısında, KDV oranı, tek oran şeklinde, vergiye tabi her işlem için %10 olarak öngörülmüştü.

O tarihte birlikte çalıştığımız Alman uzmanlar da, mal tanımlamakta Gelir İdaresi ve mükellefler zorluk çekileceğinden, uygulamanın başlangıcında tek oranlı olmasını önermişlerdi.

Plan ve Bütçe Komisyonu’nda uzun süren tartışmalara rağmen tasarıdaki bu hüküm hiçbir değişiklik yapılmadan aynen kabul edilmiş, ancak TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesi sırasında Tasarıda değişiklik yapılarak Bakanlar Kurulu’na KDV oranını, sadece temel gıda maddeleri için “0” (sıfıra) kadar indirme yetkisi verilmiştir. Kanun yürürlüğe girdikten sonra Bakanlar Kurulu bu yetkisini derhal kullanmıştır.

Ancak zamanla, KDV Kanunu’nun temel hükümleri ve işleyiş mekanizması mükellef ve vergi idaresi tarafından yeterince öğrenilmiştir. Diğer taraftan teknolojideki baş döndürücü gelişmeler sonucu malı tanımlamak kolaylaşmış ve barkot teknolojisi sayesinde ödeme kaydedici cihazlardan daha çok faydalanılır hale gelmiştir.

Gelinen noktada, artık istenilen sayıda oranın uygulanması ve bir mal veya hizmetin tabi olduğu oranın değiştirilmesi mümkündür. Birkaç istisna dışında dünyada KDV’ye geçen ülkelerin tamamında, birden fazla KDV oranı uygulanmaktadır. Ama buna rağmen kalkınmış ülkelerde bile üçten fazla oran uygulanmamaktadır. Çok sayıda oran uygulanmasının olumsuz yanları da bulunmaktadır. Söz konusu sayı sınırsız da değildir.

IV- KDV ORANLARI

KDV Kanunu’nun 28. maddesine göre, mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranı, vergiye tabi her bir işlem için %10’dur. Cumhurbaşkanı bu oranı;

- 4 katına kadar artırmaya,

- %1’e kadar indirmeye,

- Bu oranlar dahilinde;

- Muhtelif mal ve hizmetler ile

- Bazı malların perakende safhası ve

- İnşaatın yapıldığı arsanın veya konutun vergi değeri ve bulunduğu yeri esas alarak konut teslimleri için farklı vergi oranları tespit etmeye

yetkilidir.

Bu yetkiye dayanılarak 24.12.2007 tarih ve 2007/13033 sayılı BKK ile mal ve hizmetlere uygulanacak KDV oranları yeniden belirlenmiştir. Karara göre;

- (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1,

- (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8,

- listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %18

Oranında KDV uygulanmaktadır.

Yukarda belirtilen oranları bilimsel olarak sınıflandıracak olursak;

1. Normal oran %18,

2. İndirilmiş oran %1 ve %8 olmak üzere ikili bir oran yapısı uygulanmaktadır .

V- KDV’DEN EKONOMİ VE MALİ POLİTİKA ARACI OLARAK YARARLANILABİLİR

KDV’nin birden fazla oranlı olması, yansıtılabilir ve tüm ekonomiyi kavraması özellikleri dolayısıyla kamu otoriteleri tarafından bir malın tabi olduğu vergi oranını değiştirmek suretiyle arz ve talebini etkileyebilmekte ve ayrıca yaşam için zorunlu olan temel gıda maddeleri ile dar gelirlilere hitap eden mal ve hizmetleri mümkün olan en düşük oranda vergilendirmek suretiyle vergilendirmenin sosyal boyutu gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır. Türkiye’de ise, KDV uygulamasından yukarıda belirtilen ilkeler yanında, ayrıca vergi kayıp ve kaçakları ile mücadele etmek, kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına almak ve sahte belge kullanımını engellemek için bir araç olarak da yararlanılmaktadır.

Nitekim KDV Kanunu yürürlüğe girdikten sonra 78 adet Kararname ile KDV oranlarının sayısı ve bir kısım malların tabi olacağı KDV oranları değiştirilmiştir.

Sadece Mal ve Hizmetlere Uygulanacak KDV Oranlarının Tespitine İlişkin 24.12.2007 tarih ve 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesinde 40 adet değişiklik yapılmıştır.

2019 Yılı Aralık ayında Çin Halk Cumhuriyeti’nin Vuhan kentinde ortaya çıkan ve birçok ülkeye yayılan ve kısa sürede Ülkemizde de görülmeye başlanılan Koronavirüs (COVID-19) salgını dolayısıyla İçişleri Bakanlığı tarafından alınan tedbirler ve insanlarda oluşan korku dolayısıyla kişiler lokanta,sinema, kafe gibi hizmet sunan yerlere gitmemeye başlamıştır.

Aşağıda ayrıntıları belirtilen yerlere gidilmesini teşvik etmek amacıyla söz konusu yerlerde verilen hizmetlerin fiyatlarını düşürmek amacıyla KDV oranları indirilmiştir.

VI- KDV’DE ORAN DEĞİŞİKLİĞİNİN TÜRLERİ

KDV’de Mal ve Hizmetlere Uygulanacak KDV Oranlarının Tespitine İlişkin 24.12.2007 tarih ve 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi’nde gerçekleştirilen oran değişikliklerini 2 gurup etrafında toplamak mümkündür.

1- Kalıcı değişikliklerMal Ve Hizmetlere Uygulanacak KDV Oranlarının Tespitine İlişkin Karar’a ekli listelerde yapılan değişikliklerin bir kısmı, kalıcı değişikliklerdir. Değişiklikler listelere yeni mal veya hizmet eklenmesi, çıkarılması veya listeler arasında yer değiştirilmesi şeklinde olabilir. Söz konusu değişiklikler de değiştirilmediği sürece, süresiz olarak uygulanmaya devam edilecektir.

2- Geçici Değişiklikler: Mal Ve Hizmetlere Uygulanacak KDV Oranlarının Tespitine İlişkin 24.12.2007 tarih ve 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesine ekli listelerde değişiklikler yapılmaksızın, sadece söz konusu Kararnameye eklenecek geçici bir madde ile belirli bir süre için uygulanacak değişikliklerdir. Bu tür değişiklikler mal ve hizmetlerde daha ziyade oran indirimleri şeklinde ortaya çıkmaktadır.

En son olarak yürürlüğe konulan 30.07.2020 tarih ve 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı bu niteliktedir.

VII- 30.07.2020 TARİH VE 2812 SAYILI CUMHURBAŞKANI KARARI’NIN KAPSAMI

 31.7.2020 tarih ve 31202 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe giren 30 Temmuz 2020 tarih ve 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 24.12.2007 tarihli ve 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Mal ve Hizmetlere Uygulanacak KDV Oranlarının Tespitine İlişkin Kararda, değişiklikler yapılmak suretiyle 31.12.2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) uygulanmak üzere eklenen geçici 6. madde ile aşağıda belirtilen mal teslimi ve hizmet ifalarının KDV oranı indirilmiştir.

a) İşyeri kiralama hizmeti,

b) Kongre, konferans, seminer, konser, fuar ve lunapark giriş ücretleri,

c) Düğün, nikah, balo ve kokteyl salonlarında verilen organizasyon hizmetleri,

ç) Berberlik ve kuaförlük hizmetleri ile güzellik salonunda verilen hizmetler,

d) Terzilik, giyim eşyası ve ev tekstil ürünlerinin onarım ve tamiratı,

e) Ayakkabı ve deri eşyaların onarımı ile ayakkabı boyama hizmetleri,

f) Kuru temizleme, çamaşırhane, giyim eşyası ve diğer tekstil ürünlerini ütüleme hizmetleri,

g) Halı ve kilim yıkama hizmetleri,

ğ) Bisiklet, motosiklet ve motorlu bisikletlerin bakım ve onarımı (malzemeler hariç),

h) Evde kullanılan elektrikli cihazların (buzdolabı, fırın, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, fırın, klima vb.) bakım ve onarımı (malzemeler hariç),

ı) Tüketici elektroniği ürünlerinin (TV, radyo, CD/DVD oynatıcıları, ev tipi video kameralar vb.) bakım ve onarımı (malzemeler hariç),

i) Evde kullanılan ısıtma ürünlerinin (termosifon, şofben, banyo kazanı, kombi vb.) (merkezi ısıtma kazanları hariç) bakım ve onarımı (malzemeler hariç),

j) Ev ve bahçe gereçlerinin bakım ve onarımı (malzemeler hariç),

k) Mobilyaların ve ev döşemelerinin bakım ve onarımı (malzemeler hariç),

l) Bilgisayarların, iletişim araç ve gereçlerinin, saatlerin bakım ve onarımı (malzemeler hariç),

m) Müzik aletlerinin bakım ve onarımı,

n) Çilingirlik ve anahtar çoğaltma hizmetleri ile hamallık hizmetleri,

o) Motorlu kara taşıtlarının yağlanması, yıkanması, cilalanması hizmetleri ile bunlara ait koltuk ve döşemelerin bakım ve onarımı (malzemeler hariç),

ö) Hane sakinlerine verilen konut bakım, onarım, boya ve temizlik hizmetleri (malzemeler hariç),

p) Ekli II sayılı listenin “B) DİĞER MAL VE HİZMETLER” bölümünün 24. sırası kapsamı dışındaki yeme-içme hizmetleri (alkollü içeceklere isabet eden kısmı hariç),

r) Yolcu taşımacılığı hizmetleri (Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı 12.08.2020 tarih ve 84974990-130 [KDV/5 -İ- 28-2020/83]-E. 212683 sayılı Özelgesinde, servis taşımacılığı hizmetleri de yolcu taşımacılığı kapsamında değerlendirilmiştir),

s) Ekli II sayılı listenin “A) GIDA MADDELERİ” bölümünün 4. sırasında yer alan mallar hariç olmak üzere, 30.12.2019 tarihli ve 1951 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının eki İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 6 no.lu faşlında yer alan süs bitkileri ile çiçek teslimleri,

için %8 vergi oranı uygulanır.

(2) 31.12.2020 tarihine kadar (bu tarih dahil);

a) Ekli II sayılı listenin “B) DİĞER MAL VE HİZMETLER” bölümünün 16. sırasında yer alan sinema, tiyatro, opera, operet, bale, müze giriş ücretleri,

b) Ekli II sayılı listenin “B) DİĞER MAL VE HİZMETLER” bölümünün 24. sırasında yer alan yeme-içme hizmetleri,

Anılan 24. sıra- Gazino, açık hava gazinosu, bar, dans salonu, diskotek, pavyon, taverna, birahane, kokteyl salonu ve benzeri yerler hariç olmak üzere kahvehane, kır kahvesi, çay bahçesi, çay ocağı, kıraathane, kafeterya, pastane, ayakta yemek yenilen yerler, yemeği pakette satan veya diğer şekillerde yemek hizmeti sunan yerler, lokanta, içkili lokanta, kebapçı ve benzeri yerlerde birinci sınıf lokanta ruhsatı ya da işletme belgesine sahip olan yerler ile üç yıldız ve üzeri oteller, tatil köyleri ve benzeri tesislerin bünyesindeki lokantalar hariç) verilen hizmetler (bu yerlerde verilen hizmetlerin alkollü içeceklere isabet eden kısmı hariç)

c) Ekli II sayılı listenin “B) DİĞER MAL VE HİZMETLER” bölümünün 25. sırasında yer alan geceleme hizmetleri,

Anılan 25. sıra- “Otel, motel, pansiyon, tatil köyü ve benzeri konaklama tesislerinde sunulan geceleme hizmeti (1618 sayılı Kanun hükümlerine göre Kültür ve Turizm Bakanlığından işletme belgesi almış seyahat acenteleri tarafından müşteriye aktarılan geceleme hizmet tutarı ve bu hizmete ilişkin aracılık bedellerine de konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmetlerinin ait olduğu oran uygulanır. Konaklama tesislerinde geceleme hizmetinden yararlanmayanlara verilen tüm hizmetler ile geceleme hizmetiyle beraber verilen ancak ayrıca belgelendirilen ya da geceleme hizmetine ait belgede ayrıca fiyatlandırılan hizmetler bu sıra kapsamında yer almamaktadır. Ancak geceleme hizmeti kapsamında verilmesi ve geceleme bedeline dahil edilmesi mutat olan diğer hizmetler bu sıra kapsamında yer almakla birlikte bu şekilde belirlenen geceleme bedeli içinde sunulan alkollü içeceklere ilişkin yüklenilen katma değer vergisi tutarları, hizmeti sunanlar tarafından indirim konusu yapılamaz.)

için % 1 vergi oranı uygulanır.”

Yukarda yer alan Karar ile 31 Temmuz tarihi itibarıyla uygulamaya konulan ve doğrudan doğruya tüketiciye sunulan bir kısım hizmetler ile giriş ücretlerindeki KDV indirimlerinin amacı, vergi indirimleri yoluyla fiyatları düşürmek suretiyle talebi artırmaktır. Dolayısıyla söz konusu vergi indirimlerin doğrudan doğruya tamamen tüketicilere yansıtılması gerekir.

VIII- SONUÇ VE ÖNERİ

Ekonomiyi canlandırmak amacıyla gerçekleştirilen KDV indirimlerinin amacı, fiyatları indirmek suretiyle talebi artırmaktır. KDV indirimine rağmen fiyatlar indirilmezse, indirilen KDV tutarı, satıcının cebinde kalacak. Ancak beklenen talep artışı gerçekleşmeyeceğinden Kararname düzenlemesi amacına ulaşmayacaktır.

Yukarıda belirtilen nedenlerle KDV oran indirimlerinin duyurulması ve ilgili kuruluşlarca önlem alınması uygun olacaktır

Günlük yaşamda, özellikle KDV oranı geçici olarak indirilen mal ve hizmetlere ilişkin işlemlerin, söz konusu Kararnamelerin yürürlüğe girdiği tarihten önce veya Kararnamenin yürürlükten kalkacağı tarihten sonraki dönemlere ilişkin olması halinde, uygulanacak oran konularında uygulamada tereddütler bulunmaktadır.

30.07.2020 tarih ve 2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile KDV oranı % 8’e indirilen işyeri kiralama işlemlerine ilişkin olarak uygulamada görülen sorunlar aşağıda belirtilmiştir.

A- 2021 VE SONRAKİ YILLARA AİT İŞYERİ KİRA BEDELİNİM PEŞİN TAHSİL EDİLMESİ

Kiracının 2021 ve sonraki dönemlere ait işyeri kiralarını peşin olarak ödemesi halinde düzenlenecek faturada hangi oran uygulanacaktır?

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı 9.9.2016 tarih ve 39044742-KDV.10-137243 sayılı Özelgesi’nde,

“KDV uygulamasında vergiyi doğuran olay kural olarak bedelin tahsil edilmesi ile ilişkilendirilmemiş olup, malın teslimi veya hizmet ifasının tamamlanması esas alınarak vergileme yapılmaktadır.

Buna göre, Şirketiniz aktifinde kayıtlı taşınmazların kiraya verilmesi, kısım kısım hizmet ifası olarak değerlendirilecek ve vergilendirme dönemleri itibarıyla ifa edilen kısma isabet eden kira bedeli üzerinden KDV hesaplanarak, ilgili döneme ait KDV beyannamesi ile beyan edilecektir.” açıklamasına yer verilmiştir

 KDV Kanunu’nun 10. maddesinin (b) bendinde “Malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi” halinde vergiyi doğuran olay meydane gelmektedir.

Öte yandan KDV Genel Uygulama Tebliği’nin “I/ Ç.1. Vergiyi Doğuran Olayın Meydana Gelmesi” başlıklı bölümünde; “Vergi alacağının zamanında kavranması ve güvence altına alınması amacıyla malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi halinde ise bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere vergiyi doğuran olay fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında meydana gelir.” açıklamasına yer verilmiştir.

Yukarıya alınan mevzuat hükümleri karşısında, 2021 ve sonraki yıllarına ilişkin işyeri kiralarının peşin tahsil edilmesi halinde, her ne kadar fatura 2020 yılında düzenlenmesi dolayısıyla vergiyi doğuran olay meydane gelmesine rağmen, Cumhurbaşkanı Kararnamesinin süreli olması dolayısıyla % 8 oranının uygulanıp uygulanmaması konusunda tereddütler bulunmaktadır.

B- 2812 SAYILI CUMHURBAŞKANI KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRDİĞİ TARİHTEN ÖNCEKİ DÖNEMLERE AİT İŞYERİ KİRA BEDELİNİM TAHSİL EDİLMESİ

31 Temmuz 2020 tarihinden önceki dönemlere ait işyeri kira bedelinin, bu tarihten sonra 2020 yılında kesilecek faturalarda, KDV oranının %8 olarak mı yoksa %18 olarak mı uygulanacağı sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

C- İŞYERİ KİRALAMA HİZMETİNİN KAPSAMI

2812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nda geçen “işyeri kiralama hizmeti” İbaresinin, işyerlerini kiraya verilmesinde aracılık eden emlakçıların bu hizmet karşılığı elde ettikleri komisyon ücretini de kapsayıp kapsamadığı konusunda tartışmalara yol açmıştır.

Yukarda belirtilen konularda Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın bir açıklama yapılmasında fayda vardır.


*           YMM

  • Mevzuatta Son Çıkanlar