1 Nisan 2019 Pazartesi

Konkordato Talebine Eklenen Denetim Raporunun Rolü-II

Yazar: Nuri DEĞER*

Yaklaşım / Nisan 2019 / Sayı: 316

9- Geçici Mühletin Sonuçları, İlânı ve Bildirimi

İİK’nın 288. maddesi hükmüne göre geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur.

Mahkemece geçici mühlet kararı, ticaret sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumunun resmî ilân portalında ilân olunur ve derhâl tapu müdürlüğüne, ticaret sicili müdürlüğüne, vergi dairesine, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, Türkiye Katılım Bankaları Birliğine, mahallî ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelen yerlere bildirilir. İlanda ayrıca alacaklıların, ilândan itibaren yedi günlük kesin süre içinde dilekçeyle itiraz ederek konkordato mühleti verilmesini gerektiren bir hâl bulunmadığını delilleriyle birlikte ileri sürebilecekleri ve bu çerçevede mahkemeden konkordato talebinin reddini isteyebilecekleri belirtilir.

Geçici mühletin uzatılmasına ve geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin kararlar da ilân olunur ve ilgili yerlere bildirilir.

D- MAHKEMENİN KESİN MÜHLET VERMESİ

Mahkeme, geçici mühlet içinde kesin mühlet hakkındaki kararını verir (Md. 289).

Kesin mühlet hakkında bir karar verilebilmesi için, mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Geçici komiser, duruşmadan önce yazılı raporunu sunar ve mahkemece gerekli görülürse, beyanı alınmak üzere duruşmada hazır bulunur. Mahkeme yapacağı değerlendirmede, itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır.

Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir. Bu kararla birlikte mahkeme, yeni bir görevlendirme yapılmasını gerektiren bir durum olmadığı takdirde geçici komiser veya komiserlerin görevine devam etmesine karar verir ve dosyayı komisere tevdi eder.

Kesin mühletin sonra ermesinden önce komiser ve borçlu uzatma talebinde bulunabilir. Mahkemenin bu talebi uygun görmesi halinde kesin mühlet altı aya kadar uzatılabilir.

Kesin mühlet verilmesine, kesin mühletin uzatılmasına ve kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin kararlar ilân edilir ve ilgili yerlere bildirilir.

Kesin mühlet talebinin kabulü ile mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz (Md. 293)

1- Alacaklılar Kurulunun Oluşturulması

(1) Mahkeme tarafından kesin mühlet kararıyla birlikte veya en geç Kanun’un 299. maddesi gereğince alacaklıların alacaklarını bildirmesi ve Kanun’un 300. maddesi gereğince borçlunun alacaklılar hakkındaki beyanı alındıktan sonra, yedi alacaklıyı geçmemek, herhangi bir ücret takdir edilmemek ve tek sayıda olmak kaydıyla komiserin de görüşü alınarak alacaklılar kurulu oluşturulabilir.

(2) Bu durumda alacakları, hukuki nitelik itibarıyla birbirinden farklı olan alacaklı sınıfları ve varsa rehinli alacaklılar, alacaklılar kurulunda hakkaniyete uygun şekilde temsil edilir.

Alacaklılar kurulu her ay en az bir kere toplanır ve hazır bulunanların oy çokluğuyla karar alır. Komiser bu toplantıda hazır bulunarak alınan kararları toplantıya katılanların imzasını almak suretiyle tutanağa bağlar.

2- Alacaklılar Kurulunun Görevleri

(1) Alacaklılar kurulu, komiserin faaliyetlerine nezaret eder; komisere tavsiyelerde bulunabilir ve Kanun’un öngördüğü hâllerde mahkemeye görüş bildirir.

(2) Alacaklılar kurulu komiserin faaliyetlerini yeterli bulmazsa, mahkemeden komiserin değiştirilmesini gerekçeli bir raporla isteyebilir. Mahkeme bu talep hakkında borçluyu ve komiseri dinledikten sonra kesin olarak karar verir.

3- Borçlunun Malî Durumunun Düzelmesi Nedeniyle Kesin Mühletin Kaldırılması

Konkordato talebi ile amaçlanan iyileşmenin, kesin mühletin sona ermesinden önce gerçekleştiğinin komiserin yazılı raporuyla mahkemeye bildirilmesi üzerine mahkemece resen, kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilir. Bu karar, 288. madde uyarınca ilân edilir ve ilgili yerlere bildirilir (Md. 291)

4- Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi İle İflâsın Açılması

İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir (Md. 292).

a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.

b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.

c) Borçlu, 297. maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.

d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.

5- Kesin Mühletin Alacaklılar Bakımından Sonuçları

Kesin süre alacaklılar bakımından bazı sonuçlar doğurur.

İİK’nın 7101 sayılı Kanunla değişik 294. Maddesi uyarınca kesin mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.

206. Maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir.

Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur.

Öte yandan 6183 sayılı Kanun’un 101. maddesi uyarınca amme idaresi tarafından iflas talebinde bulunulsa dahi tasdik edilen konkordato amme alacakları için mecburi değildir.

6- Kesin Mühletin Borçlu Bakımından Sonuçları

Borçlu, komiserin nezareti altında işlerine devam edebilir. Şu kadar ki, mühlet kararı verirken veya mühlet içinde mahkeme, bazı işlemlerin geçerli olarak ancak komiserin izni ile yapılmasına veya borçlunun yerine komiserin işletmenin faaliyetini devam ettirmesine karar verebilir (Md. 297).

Borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredemez, takyit edemez ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz. Aksi hâlde yapılan işlemler hükümsüzdür. Mahkeme bu işlemler hakkında karar vermeden önce komiserin ve alacaklılar kurulunun görüşünü almak zorundadır.

Borçlu bu hükme yahut komiserin ihtarlarına aykırı davranırsa mahkeme, borçlunun malları üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırabilir veya 292. madde çerçevesinde karar verir.

1.i ve 3. fıkra kapsamında alınan kararlar 288. madde uyarınca ilân edilir ve ilgili yerlere bildirilir.

III- BAĞIMSIZ DENETÇİNİN MAKUL GÜVENCE VEREN DENETİM RAPORU DÜZENLEMESİ

Daha önce belirttiğimiz gibi borçlu, konkordato talebine yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından TDS’ye göre yapılan denetim kapsamında hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporu ile dayanaklarını eklemesi gerekir.

Bağımsız denetim kuruluşunun güvence vermesi ne demektir? bu kavramın tanımlanması gerekir.

Sözlükteki tanımıyla makul güvence, bir denetim çalışmasında denetçinin, denetime tâbi olan bilgilerin önemli yanlışlıklar içermediğine dair yüksek ancak kesin olmayan verdiği güvencedir.

Bağımsız Denetim Yönetmeliği’nin “Denetimin Amacı ve Kapsamı” başlıklı 5. maddesinde;

“(1) Denetim finansal tablolar ve diğer finansal bilgiler dâhil olmak üzere denetime tabi konuların belirlenmiş bir kıstasa uyumlu olup olmadığı hususunda kullanıcılara TDS çerçevesinde güvence sağlayacak bir görüş oluşturulması amacı ile yapılır.

(2) Denetim, kullanıcılara denetim konusunun denetim kıstasına uyumuyla ilgili makul veya sınırlı güvence sağlar. Sınırlı güvence sağlayacağı ilgili mevzuatında veya denetim sözleşmesinde açıkça belirtilmemiş ise denetim makul güvence verecek şekilde gerçekleştirilir. Makul ve sınırlı güvence seviyesinin gerektirdiği denetimin kapsamı TDS çerçevesinde belirlenir.

(3) Denetim; denetimin konusu hakkında, mesleki etik ilkelere bağlı kalmak ve mesleki şüphecilik içinde bulunmak suretiyle, TDS çerçevesinde yeterli ve uygun denetim kanıtı toplanmasını, bu kanıtlara dayandırılarak bir görüş oluşturulmasını ve görüşün raporlanmasını kapsar.

(4) Denetimin unsurlarını; denetimin konusu, tarafları, kıstası, kanıtları ve denetim raporu oluşturur.” hükmüne yer verilmiştir.

Yönetmelik hükmünden anlaşılacağı üzere, bağımsız denetçinin TDS çerçevesinde yaptığı denetim sonucunda düzenlenen denetim raporu ile makul güvence vermeleri uygulaması bir hayli eskidir.

Bağımsız denetimde, denetçi firmanın finansal tablolarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığına dair bir görüş bildirir. Bu görüş, tabloların güvenliği konusunda makul bir güvence oluşturur. Makul güvence, yapılan çalışmalar sonucunda, tabloların yanlış olmadığı konusunda bir tespittir

Denetim çalışmaları sırasında bağımsız denetçi yeterli sayıda ve güvenilir kanıt elde etmeye çalışır. Denetçi topladığı kanıtları, aldığı muhasebe belgelerini ve çalışma kağıtlarını şüpheci (sorgulayıcı) bir yaklaşımla değerlendirmelidir. Yani her kayıta doğru gözüyle bakmamalıdır. Denetçi olaylara çok yönlü yanaşmalı, sorgulayıcı olmalıdır.

Konkordato talebine eklenecek Denetim Raporunun düzenlenmesine ilişkin usul ve esasları İİK’nın 286. maddesine dayanılarak hazırlanan 30.01. 2019 tarih ve 30671 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Hakkında Yönetmelik ile aşağıda belirtilen şekilde düzenlenmiştir.

A- DENETİMİN AMACI

Denetim, borçlunun konkordato ön projesinde yer alan teklifinin gerçekleşeceği hususunda makul güvence verilip verilmeyeceğinin tespiti amacıyla yapılır.

B- DENETLENECEK BELGELER

Bağımsız denetim kuruluşu, makul güvence veren denetim raporunu hazırlarken aşağıdaki belgeleri denetler:

a) Konkordato ön projesi.

b) Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler.

c) Alacaklı ve alacak listesi.

ç) Karşılaştırma tablosu.

Öte yandan bağımsız denetim kuruluşu, yapacağı denetimde yukarıda sayılan belgelerin dışında gerekli gördüğü diğer bilgi ve belgeleri de isteyebilir.

C- DENETİMDE UYULACAK STANDARTLAR

Borçlunun malvarlığının durumunu gösteren belgeler ile alacaklı ve alacak listesi, Bağımsız Denetim Standardı 805’e; konkordato ön projesi ile karşılaştırma tablosu, Güvence Denetimi Standardı 3000 ve Güvence Denetimi Standardı 3400’e uygun olarak denetlenir.

D- DENETİM KISTASI

Bağımsız denetim kuruluşu denetimi, aşağıdaki kıstasları esas alarak yürütür:

a) Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler ile alacaklı ve alacak listesi açısından finansal raporlama çerçevesi.

b) Konkordato ön projesi ile karşılaştırma tablosu açısından 2004 sayılı Kanun’un 285 ve 286. maddeleri.

E- DENETİM KANITI

Denetim kanıtı, denetim konusunda denetim kıstası çerçevesinde önemli uyumsuzluklar bulunup bulunmadığı hususunda güvence verilmesini teminen görüş bildirmeye yönelik olarak bağımsız denetçi tarafından elde edilen ve belirlenen güvence seviyesi için yeterli ve uygun bilgi, belge ve beyanlardır. Bu kanıtlar, denetimin TDS çerçevesinde ve mesleki şüphecilik içinde planlanması ve gerçekleştirilmesi suretiyle elde edilir ve tevsik edilir.

Denetim, denetimin konusunda önemli uyumsuzluklara yol açabilecek koşulların mevcut olabileceği göz önünde bulundurularak, mesleki şüphecilik içinde planlanır ve gerçekleştirilir. Önemlilik, mevcut koşullar içinde değerlendirildiğinde, denetim konusu ile denetim kıstası arasındaki uyumsuzluğun boyutuna, niteliğine veya her ikisine bağlıdır.

Bağımsız denetim kuruluşu, borçlunun ileriye yönelik finansal bilgilere dair varsayım ve tahminlerinin makul olup olmadığına ilişkin kendisini ikna eden kanıtları elde eder. Bu kanıtları elde edememesi durumunda, konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşmesine ilişkin olumlu sonuca varamaz.

G- RAPOR

Makul güvence veren denetim raporu, denetim kanıtlarının TDS çerçevesinde değerlendirilmesi sonucunda, makul güvence seviyesine uygun şekilde oluşturulan denetçi görüşünün ve varsa dikkat çekilmek istenen diğer hususların, mahkemeye sunulması amacıyla Kurum düzenlemelerine uygun olarak hazırlanan ve imzalayan bağımsız denetim kuruluşu tarafından sorumluluğu üstlenilen belgedir. Bağımsız denetim kuruluşu, yaptığı denetim sonucunda konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda olumlu sonuca varırsa, makul güvence veren denetim raporunu hazırlar.

F- SORUMLULUK

KGK tarafından yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından TDS’ye göre düzenlenecek raporlar ve bu raporlara dayanak olacak denetimlerde, denetim kuruluşlarının faaliyetleri, hak ve yükümlülükleri, raporların inceleme ve denetimleri, bu raporlar sebebiyle doğacak idari ve hukuki sorumluluk ile diğer hususlar hakkında 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanır.

H- BİLDİRİM

Bağımsız denetim kuruluşu, borçlu ile imzalanan sözleşme ile düzenlenen raporu borçlunun konkordato talebinde bulunduğu tarihten itibaren altmış gün içinde Kuruma bildirir.

İ- HÜKÜM BULUNMAYAN HÂLLER

Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Hakkında Yönetmeliği’nde hüküm bulunmayan hâllerde Bağımsız Denetim Yönetmeliği hükümleri uygulanır.


*        YMM

(g)         Yazının  I. Bölümü İçin Bkz. Yaklaşım, Mart 2019, Sayı: 315, s. 9-14


  • Mevzuatta Son Çıkanlar